Şimdi sizin yayınınızı dinlerken düşündüm de 14 yaşından beri radyocu imişim ben: babamın aldığı o tek kalem pilli, çekmediği için kalorifer borularına yaslayıp yönünü ayarlayarak dinlediğim, orta dalgadan başka bir frekansı olmayan o mavi küçük kutudan beri...
Yıl 1994.
34 yaşındayım. Bir çocuğum yeni doğmuş, diğeri 7 yaşında iken sinyal müziği ile birlikte açık kelimesi çınladı arabamın radyosunda...
O günden bugüne açıktır radyomun düğmesi...
Ne günler geçirdik birlikte...
Örgütlülüğün, sevginin en temel belirtisi dayanışmadır. En karanlık günlerde radyodan duyduğumuz o umut verici sesler, nefessiz kaldığımızda yanı başımızda bitiveren o taze soluğunuz mümkün değil unutulmaz!
Çok yaşayın, çok yaşayalım hepimiz...
Fehmi Erbaş
