Günün Sözü
Hani bir rüya görürsün, o rüya gerçek çıkar. Bu da öyle işte.
Hasankeyf'i kaybettik. Ne kadar özeleştiri versek, düşünsek de kaybettik. Tek bir Hasankeyf vardı, onu da kaybettik.
Ben Ennio Morricone, öldüm. Bana her zaman yakın olan dostlarıma ve biraz daha uzak olanlarına ölümümü böyle ilan ediyorum, onları büyük bir sevgiyle selamlıyorum… Beni, herkesi böyle selamlamaya ve özel bir cenaze törenine iten tek bir neden var: Rahatsızlık vermek istemiyorum.
Altın maskenin virüse karşı koruyuculuğu konusunda emin değilim ancak temizlik ve sosyal mesafeye dikkat ediyorum.
Anlattık, dinlemediniz. Başkentimize geldik, yürütmediniz. Adalet Komisyonuna almadınız, görüşmediniz. Basın yayınladı, ekranlarını kararttınız. Sosyal medyada göründük, kapatmaya kalktınız. Miting çağrısı yaptık, yasak koydunuz. Haberiniz olsun: vazgeçmeyeceğiz!
Önce yılbaşı çekilişinde numaralar çekilmeden televizyonda servis ediliyor, sonra 20 gün arayla yapılan iki ayrı çekilişte aynı numaralar çıkıyor. Üstelik son çekilişte 6 rakamı da tam bilen yine aynı yerden, Ankara Yenimahalle’den.
Barolarımızın bölünmesine, içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgenmesine karşı, tüm meslektaşlarımızı ‘Büyük Savunma Mitingi’ne bekliyoruz.
AKP çaydanlığı fokurduyor, çıkan buhar muhalefetin toprağına yağmur olarak düşecek mi belli değil.
Beni bağışlayın ama, bu kez gelmeye mecbursunuz. 50 bin avukat olmalıyız.
Bu eşsiz dayanışma örneği, demokrasinin tehdit altında olmakla birlikte ne kadar dirençli olduğunu da gösteren bir işaret.
Gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Başımız dik mücadelemize devam edeceğiz.
Soluk alamıyorum...
Bu hukuksuzluğa karşı dik durmazsak avukatlar olarak vatandaşın adalet ihtiyacına nasıl yanıt verebiliriz?
Toplumsal olarak, adaletsizlikleri göz ardı edemeyeceğimiz bir taşma noktasına geldiğimizi düşünüyorum. Artık adaletsizlikleri halının altına süpürmeye devam edemeyiz.
Dünyanın ekonomik kapatma sonrasında karbon salımında eskiye dönmesini engellemek ve iklim değişimiyle mücadele hedeflerine ulaşabilmesi için sadece 6 ayı kaldı.
Açıkçası, iklim adaletsizliği ile ırk adaletsizliği birbirinden ayrı iki dava gibi görünmüyor artık.
Bir araç yaklaştığında bütün işçiler bu arabaya doğru koşuyor. Genelde gidilecek işler ağır olduğundan işverenler, tıpkı filmdeki gibi tercihlerini kaslı kişilerden yana kullanıyor.
Koronavirüs salgını iklim değişimi için tam bir yangın tatbikatı.
Bizim ceza infaz kurumlarımızda ölüm vakası olduğunu söylemiyoruz. Niye söylemiyoruz? Çünkü yok. Ancak hiç olmadığını da söylemiyoruz.
Bu alan artık Seattle halkının malıdır.
