Eksik Mecaz Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
'İnsan sonrası' kavramını konuşmaya başlarken, hümanist düşüncenin duraklarını, insan merkezli anlayışın sorunlarını, insan doğasının tanımlanmasını ve doğanın sınıflandırılma şekillerini sorguluyoruz.

İnsanın Dünya Üzerindeki Krallığının Sonu mu?
Hayvanlardan alınan dokuların insanlara nakil denemelerinin başladığı 20. yüzyıl başı tıp çalışmalarından ilhamla yazılmış olan Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi romanını konuşmaya devam ediyoruz. Sovyet devriminin yarattığı yeni insanın eleştirisi olarak konumlandırılan romanın, insanla insan dışının sınırında dolaşan kahramanı Şarik’in hem proleteryanın ürkütücülüğünü, hem de melezliğin tekinsizliğini nasıl aynı anda temsil ettiğini tartışıyoruz.

Proleteryanın Ürkütücülüğü ve Melezliğin Tekinsizliği
Faust-Frankenstein-Pygmalion hattında ilerleyerek, Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi romanını konu ediyor; Sovyet toplum mühendisliğine alegorik bir eleştiri olarak insan doğası, etik ve toplumsal dönüşüm üzerine güçlü bir anlatı sunan romanı insan ile insan-dışı arasındaki dönüşüm bağlamında konuşuyoruz.

Köpek Kalbi
Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü emekli öğretim üyesi Nüket Esen ile Oscar Wilde’in Dorian Gray’in Portresi'ni sanat gerçeklik ilişkisi, farklı erkeklik halleri, dönüşen Pygmalionesk anlatı ve 20. yüzyılın yeni hedonizmi üzerinden konuşmaya devam ediyoruz.

Parçalanan Erkeklik
Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü emekli öğretim üyesi Nüket Esen ile İngiliz edebiyatının 'hınzır' yazarı Oscar Wilde’in Dorian Gray’in Portresi'ni konuşuyoruz. Faustyen ve Pygmalionesk bir karakter olarak Dorian Gray’dan diabolik “dandy” Oscar Wilde’a uzanırken, estetik ve güzelliğin sanatta ve hayattaki yerini de tartışıyoruz.

Diyabolik "Dandy"
Konuklarımız ressamlar Işıl Güleçyüz, Joel Menemşe ve Ayşenur Köksal'dan oluşan Monday Art Collective ile Murat Gülsoy’un son romanından esinlenerek gerçekleştirdikleri, küratörlüğünü Işıl Gençoğlu'nun yaptığı 'Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün' başlıklı resim sergisinden hareketle edebiyat ile resim arasındaki alışverişten, sanatlar ve mecralar arası dolaşıklıklar üzerine konuşuyoruz.

Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün
Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyesi dostumuz Olcay Akyıldız ile Şükran Yiğit'in Burası Radyo Şarampol adlı romanından hareketle radyonun hayatımızdaki yerini konuşuyoruz.

Burası Apaçık Radyo!
Muhsin Bey filmini Pygmalionesk başkalaşımın tezahürleri üzerinden ele alırken, Muhsin Bey ve Ali Nazik ilişkisini 1980’ler Türkiye'sinin toplumsal altüst oluşları ve dönüşen İstanbul manzaraları ile beraber konuşuyoruz.

Galetea Erkek Olursa
Pygmalionesk filmlerin dünyasında gezinmeye devam ederken, kadının kendini var etme mücadelesini birbirinden farklılaşan boyutlarıyla ele alan Bir Yıldız Doğuyor uyarlamaları ile Charlie Chaplin'in Sahne Işıkları'nı ve ardından Atıf Yılmaz'ın Ah Güzel İstanbul'unu konuşuyor; yaratıcı erkek ile yaratılan kadın rollerinin nasıl değiştiğini ve hatta yer değiştirdiğini tartışıyoruz.

Ah Güzel İstanbul'da Bir Yıldız...
Pygmalion izleğini George Bernard Shaw’un oyunu ve sinema uyarlaması My Fair Lady üzerinden konuşmaya devam ediyor, 19. yüzyılda Pygmalion anlatısındaki fantastik başkalaşımın yerini nasıl eğitimin aldığını, kültürel ve sınıfsal bir dönüşümün gerçekleştiğini tartışıyoruz.

My Fair Lady
