Dinleyicilerimizden
Sevgili Apaçık Radyo Ekibi, sevgili Ömer Bey,
Sevgili Apaçık Radyo;
Sevgili Apaçık Radyo Ailesi,
Yaklaşık 30 yıldır hayatımın bir köşesinde değil, tam merkezinde yer alıyorsunuz. Sizinle büyüdüm, sizinle düşündüm, sizinle hissettim. Gün oldu bir şarkıyla içim hafifledi, gün oldu bir programla bakış açım değişti. Ama her zaman aynı şey kaldı: sesiniz, benim için bir yol arkadaşı oldu.
Ben bir “radyomanım.”
Sevgili Açık, Apaçık Radyom,
Bundan 28 sene önce ortaokulda iken tanıştım sizinle.
Okul hayatım, iş hayatım, evlilik hayatım, iki çocuklu bekar annelik hayatım... Hiç eksik olmadı radyomun sesi; evimde, işimde, yollarda giderken, dönerken, çalışırken, dinlenirken hep Açık Radyom.
Çocuk kitaplarımı yazarken, çizerken ruhumu besleyen Açık Radyom
Olağan dışı bir kültür ve değer erozyonunun yaşandığı bu dönemde yayınlarınız sayesinde güzel zihinlerin hala var olduğunu hissederek mutlu oluyorum.
Katkınız çook büyük🙏
Bu kampanya ile ufacık da olsa karşılık verebilme fırsatı bulmuş hissettim, sevgiler.
Ebru Erol
Merhaba,
Destek programına katılan ilk 10 kişiden biriydim. E-mail yazma çağrısına yanıt vermedim bugüne kadar çünkü çok güzel yorumlar, çok güzel paylaşımlar yapılıyor. Benim onların dışında söyleyebileceğim çok fazla bir şey yok diye düşündüm; ne bir eksik, ne bir fazla. Ama Eraslan Bey o müthiş sesi ve coşkusuyla sürekli çağrı yapınca dayanamadım, yazıyorum.
Destek günlerinde duyduğum radyomuzun telefonun numarası anonsunda, son dört rakamı ezerek fısıltıyla söylenen kırk bir kırk bir sesleri (ki biliyorum konuşan Eraslan Beydir) bana iki üç yaşlarındayken yıllar önce kızımızın markette söylediği bir sözü anımsattı.
Şimdi sizin yayınınızı dinlerken düşündüm de 14 yaşından beri radyocu imişim ben: babamın aldığı o tek kalem pilli, çekmediği için kalorifer borularına yaslayıp yönünü ayarlayarak dinlediğim, orta dalgadan başka bir frekansı olmayan o mavi küçük kutudan beri...
Ülkemizde, dünyada onca kötülükle kuşatılmış ve nefes almakta zorlandığımız bugünlerde iyiliklerden yana olanların yaşamı devam ettirebilmesi başka bir enerji ve motivasyon gerektiriyor. Bunu başarabilmek için elbette içsel yolculuğumuz önemli ama bir o kadar İYİ dış etkenlere de gereksinmemiz var.
Sevgili Açık Radyo ve çalışanları,
Antalya Kaş’ın 7 km uzağında, Gökseki Mahallesi’nde yaşıyoruz.
2004’te İstanbul’a gittiğimde, normal radyo üzerinden böyle bir şenlik programına denk geldim ve o günden beri radyonun müptelası oldum.
Sevgili radyom,
her sene heyecanla beklediğim bir şenliğe daha kavuştuk. Geçen yıl, yıllarca seslerini duyuranları ağırlayan radyomun küçücük yayın odasından ben de kainata sesimi duyurmuştum. Sinop'tan gelen biri olarak apar topar stüdyoya sokulduydum. Bahtiyarım. Her canlı bir gün 10 dakikalığına bunu yaşasın dileğiyle...
Sevgili Didem ve Nazlı,
Şenlik günlerimiz kutlu olsun. Elbette ilk gün cıngılı duyar duymaz ailece desteğimizi yaptık. Radyom hafta içi 8:00, Cumartesi 9:00'dan itibaren açık. İyi ki varsınız; hepinizi seviyorum.
Nevin Başaran Alkan
Nice nice güzel bol katılımlı harika destek programlarınız olması, hep sürmesi dileklerimle kutluyorum. Müsaitliğim de (en kısa zamanda) siz güzel insanları ziyaretimle desteğimi yapacağım güzel canlar.
Sevgi, saygı, esenliklerimle yolunuz, şans kapınız kolaylıklarla çağlayarak iyilik, güzelliklerle hep APAÇIK olsun diliyor, umuyorum...
Açık Radyo öyle bir yoldaşlık bilinci yarattı ki, kızım Doğa Cansu Öztürk — Alaska Fairbanks Üniversitesi öğretim üyesi — Açık Radyo ve Ömer Madra ile büyüdü.
Bu yıl Alaska’da yayın yapan ve dinleyici desteğiyle ayakta duran KUAC-FM radyosuna, Açık Radyo adına destek vererek Açık Radyo’nun ismini dünyanın en ucuna taşımıştır.
Merhaba sevgili Radyom,
Sene 2018.
Annemi kaybedeli iki hafta olmuştu ve evde tek başıma onun kalan eşyalarıyla baş başaydım.
Bütün günüm onun eşyalarını düzenlemekle geçiyordu.
Yorgunluktan iskemleye oturduğum bir anda Açık Radyo’dan o anonsu duydum.
“Desteklerinden dolayı Zerrin Cebeci’ye teşekkür ederiz”
O benim annemdi.
Merhaba Sevgili Ömer Bey, Merhaba Apaçık Radyo ekibi,
Açık Radyo'nun 30. yılı, Apaçık Radyo'muzun da 1. yaşı kutlamaları için bu satırları yazıyorum.
Sevgili Apaçık Açık Radyo,
Bazı şeyler hiç kapanmak bilmiyor. Bu Kasım ayının, olmaması gerektiği kadar sıcak havasında kutladığımız 30. Yaş günü, aslında benim de İstanbul’a Ankara’dan gelişimle aynı yaşta.
Yıllar sonra İstanbul'da eski bir arkadaşımla karşılaştık. Ankara'da hem okul, hem de aynı davadan yargılanmıştık. Nasıl bir düzlemde, nereden bir konu ile başlasam diye lafı çeviriyorum, arkadaşım anlamıştı durumu ve gülerek 'Açık Radyo'yu dinliyor musun?' diye sordu...
İşte o an yeniden, yeni baştan ve rahatlıkla konuşma akmaya başladı...
Mehmet Öztürk
Sevgili Apaçık Radyo;
İlk açıldığınız yıllarda tanıştım sizinle. Çok zor günler geçiriyordum. En yakın dostum oldunuz. Sabah sizinle uyanıp, sizinle uyanıyordum. Çalışırken de sizi dinleyebiliyor olmak en büyük mutluluğum.
